BiyografiDinGenelTarih

Hristiyanlık Ve Avrupa Siyasi Tarihinde Bir Dönüm Noktası: Martin Luther’in Hayatı

1483 yılında Almanya’nın Eisleben kentinde dünyaya gelen Martin Luther ilköğrenimini Mansfeld’de orta öğrenimini Eisenach’ta tamamladı. Erfurt Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü’nde 1502’de lisans, 1505’te yüksek lisans derecesini aldı. Martin Luther’in dinsel dünyaya girişi yakalandığı şiddetli fırtınaya bağlanmıştır. Luther Mansfel’deki ailesini ziyaretinden sonra Erfurt’a dönerken yakalandığı fırtınada fırtınadan sağ kurtulursa keşiş olacağına söz verir. Böylece 1505’te girdiği Erfurt’taki Augustinci Manastırdan 1507’de papaz olarak ayrılmıştır. Bir süre sonra, üyesi olduğu tarikatın piskopos yardımcısı Johann van Staupitz (1465- 1521) tarafından Wittenberg Üniversitesi Sanat Fakültesi’nde, Aristo ahlakını yorumlamak üzere, felsefe profesörü olarak görevlendirilmiş; böylelikle Wittenberg Manastırı’nın keşişi olmuştur. 1509 yılında Yeni Ahit konusundaki kariyeri sınanmış olarak Erfurt’a çağırılan Luther, Augustinian Manastırı’nda öğretmenlik yapmıştır. 1510 yılında Luther tarikat içinde ortaya çıkan bir anlaşmazlığı arz etmek için Roma’ya gönderilince öğretmenliğe ara vermiştir.

Ekim 1512’de doktorasını bitirip teoloji doktoru unvanını alan Luther, felsefe profesörlüğünden teoloji profesörlüğüne getirilmiştir. Böylece Wittenberg’de “İlk Konferanslar” adı verilen Mezmurlar (1513- 1515), Romalılara Mektup (1515- 1516), Galatyalılara Mektup ( 1516- 1517) ve İbranilere Mektup ( 1517- 1518) konulu, genelde çeşitli Yeni Ahit metinlerinin yorumuna dayalı seri konferans ve dersler vermeye başlamıştır. Luther ders vermeye devam ettiği bu zamanlarda manastırdaki günlerinden beri sorguladığı kilisenin endüljans uygulamasına karşı bir eleştiri yazmıştır. “Endüljansın Kuvvetine Dair Tezler” başlıklı, 95 maddeden oluşan bu metni 31 Ekim 1517 günü piskoposlara göndermiş ve aynı zamanda birer mektupla endüljans konusundaki vaazların teolojik açıdan sağlam bir zemine oturtulmasını istemiştir. Martin Luther’in bu görüşleri üniversitenin bülten panosu sayılabilecek bir yer olan Wittenberg Saray Kilisesi’nin kapısına astığı yolundaki rivayet kanıtlanmış olmamakla birlikte eleştiri metni Almanya’da ve komşu ülkelerde Luther’in kendisinin de öngörmüş olmadığı bir hızla yayılmış, sadece endüljans satışlarında bir düşüş yaşanmakla kalmamış bu olay bütün Reformasyon hareketinin başlangıcı olmuştur.

1518 yılında Roma’da Luther’in fikirlerine karşı bir papalık davası açılmıştır. Bu engizisyon davasında Luther gıyabında yargılanmıştır. Papa her ne kadar afaroz ettiyse de o, afaroznameyi halk arasında yakmış, İmparator Maximillian onu heretik (dinden çıkmış, sapkın) ilan etmiş; Luther, suçlamalara cevap vermek üzere Roma’ya çağrılmıştır. Ama o, Roma’ya gitmek yerine, Augsburg’ta Kardinal Cajetan’a ifade vermeyi tercih etmiştir. Cajetan ondan fikirlerinden ve Kilise’ye yaptığı saldırılarından vazgeçmesini isteyince, Luther, Wittenberg’e dönmüş burada Kutsal Roma Germen İmparatorluğu’nun imparator seçme yetkisi olan Saksonya Dükü III. Frederick onu himayesi altına almıştır. Papa X. Leo, III. Frederick’ten Luther’in sürgüne gönderilmesini talep ettiyse de, dük bu emre itaat etmemiştir. Bu arada bazı görüşlerinden vazgeçen, hatta Papa’ya bir özür mektubu bile gönderen Luther, Ingolstadt Üniversitesi rektörü Johann Eck ile endüljans konusunda bir münazaraya katılmıştır. Ancak kilisenin heretik dediği fikirleri ve endüljans konusundaki şiddetli eleştirileri değişmemiştir.

15 Haziran 1520 günü Papa X. Leo, Luther’i bir bildiriyle aforoz etmiş; ekim ayında papalık bildirisi Luther’in eline geçmiş ama Erfurt Üniversitesi’ndeki öğrencileri onu parçalayıp suya atmıştır. Üniversite yetkilileri ise bu olaya müdahale etmemiştir. Bu sıralarda Luther, belki de en meşhur kitabı olan “Von der Freiheit des Christenmenschen” (Hıristiyan Kişinin Özgürlüğü Üzerine) isimli kitabını Papa X. Leo’ya yönelttiği bir açık mektupla birlikte yayımlamıştır. 15 Ocak 1521’de Luther bu sefer de İmparator V. Charles tarafından Worms’da düzenlenen kurula ifade vermek üzere çağrılmıştır. Yolda Erfurt, Eisenach, Gotha ve Frankfurt’ta vaazlar vermiş ve Worms’a büyük bir kalabalık eşliğinde zafer kazanmış komutan edasıyla girmiştir. Burada kendisinden yazmış olduğu kitaplardaki heretik fikirlerinden vazgeçmesi istenmiş ancak Luther görüşlerinden vazgeçmemiştir. Kurulda kutsal metin ve akıl ile aksi kanıtlanmayacağı sürece fikirlerinde ısrar edeceğini
açıklamıştır. Bilincinin papaya veya konsillere değil, ancak Tanrı’ya bağlı olduğunu söylemiştir. Worms Kurulu, sonuç alınamadan dağılmıştır. Kilise açısından sonuç vermeyen bu kurul Luther için önemli gelişmelere sebep olmuştur. Luther burada reformist düşüncelerini üst düzey iktidar mensuplarının önünde ifade etme fırsatı bulmuştur. Worms Kurulu sonucunda Luther aleyhine bir ferman yayınlanmış ancak bu fermanın uygulanıp uygulanmayacağı merakla beklenmiştir. Zira burada alınan kararların uygulanması dünyevi iktidarla papalık arasındaki ilişkiyi belirleyici unsur olacaktır.

Aynı yıl Luther yerleştiği Wartburg’da İncil’in Almancaya tercümesine başlamıştır. Luther, Wartburg’tayken Wittenberg’te de önemli değişiklikler olmaktadır. Özel ayin isteklerini reddeden keşişler Augustinien tarikatını terk etmeye başlamıştır. Kale Kilisesi’nin rahibi evlenmiş; öğrenciler Fransisken manastırındaki sunağı tahrip etmiş; ayinler Almanca yapılmaya başlanmış ve şarap kadehi ilk defa kiliseye gelen cemaate de sunulmuştur. Luther hakkındaki yasaklamalar kaldırılmış ve o da Wittenberg’e dönerek kilisede vaaz vermeye başlamıştır. Nürnberg Kurulu, Luther’den artık kitap yayımlamamasını isteyerek Katolik doktrini dışındaki vaazları yasakladıysa da Luther yazmaya devam etmiş; hatta şair ve müzisyenlerden ayinlerde kullanılacak yerel dile katkıda bulunmalarını istemiştir. 1524 yılı sadece reform açısından değil siyasi bakımdan da Almanya’da karışıklıkların yaşandığı bir yıldır. Köylüler Luther’in öğretileri doğrultusunda ekonomik koşullarının iyileştirilmesi için ayaklanmışlardır. Liderleri arasında Wittenberg’te eğitim almış bir ilahiyatçı olan Thomas Müntzer de vardır. Luther köylülerin saldırılarına karşı bir kitap yazmış ve ayaklanma Frankenhausen’de bir çatışmada 50 bin kadar köylünün öldürülmesiyle sona ermiştir. Protestan rahiplerden bazıları Katolik prensler tarafından idam edilmiş ve köylüler Luther’in kendilerini aldattığına inanmıştır. Köylü İsyanı olarak adlandırılan bu ayaklanma Luther’in öğretisinin halk tarafından nasıl algılandığını göstermesinin yanı sıra onun siyasal irade ve bu iradeye itaat anlayışını da ortaya çıkarmıştır. Luther bu isyanlar karşısında savunduğu fikirlerin etkisiyle uzlaştırıcı bir tavır sergilemiş ancak isyanların devam etmesiyle köylüleri şiddetle eleştirmiş ve en ağır cezayı hak ettikleri yönünde görüş bildirmiştir. Zira Luther siyasal iradenin gücünü Tanrı’dan aldığını ve bu irade nasıl olursa olsun ona itaat etmek gerektiğini savunmaktadır.

Hristiyanlık Ve Avrupa Siyasi Tarihinde Bir Dönüm Noktası: Martin Luther'in Hayatı 2

Katolik Kilisesinin ruhban sınıfının evlenme yasağını eleştiren Luther, 1525’te eski bir rahibe olan Catherine von Bora ile evlenmiş böylece yaptığı eleştirinin gereğini yerine getirmiştir. 1526’da Deutsche Messe und Ordnung des Gottsdienstes (Almanca Ayin ve Kutsal Merasim Düzeni) adıyla yayımlamış olduğu ayinlere başlamıştır. 1529 senesinde önce Batı medeniyetini İslam tehlikesinden korumak için Türklere karşı savaşmanın her Hıristiyanın üzerine vazife olduğunu bildiren bir eserden (Türklere Karşı Savaş) sonra, Hıristiyanlığın temel inanç ve doktrinlerinin soru-cevap şeklinde öğretildiği “Küçük ve Büyük Kateşizm”i yayımlamıştır. Üç yıl sonra Nürnberg Dini Barış Komitesi, Alman Protestanlara özgürlük tanımış ve Luther, Wittenberg İlahiyat Fakültesi’nin dekanlığına getirilmiştir. Bu zaman zarfında sağlık sorunları olmasına rağmen yazmayı sürdürmüştür. Önce Anabaptistler (vaftiz uygulamasının sadece ergenlikte olabileceğini iddia eden bir Protestan mezhebi) daha sonra Yahudiler aleyhine yazmış ve Kutsal Metinlerden hareketle papalığa karşı oldukça ağır bir dille eleştiri olarak “Wider das Papsttum zu Rom vom Teufel Gestiftet” (Roma’da Şeytan Tarafından Kurulmuş Papalığa Karşı) eseriyle papalığa son eleştirilerini getirmiştir. 17 Şubat 1546 günü doğduğu yer olan Eisleben’de ölmüştür. Wittenberg Üniversitesi’nde teoloji profesörü oluncaya dek geçen süre içinde geliştirdiği görüşlerini derslerinde de işleyen Luther, var olan toplumsal, siyasal ve dinsel örgütlenme biçimiyle çelişen bir teoloji geliştirmiştir. O dönemde yaygınlaşan “para ekonomisi”nin gereklerine uyum sağlama çabaları, Kilise’nin merkeziyetçi bir biçimde örgütlenmesi ve gelirlerini artırma girişimleri içinde, rahiplerin giderek artan bir biçimde dünyevi sorunlara karışma sonucunu doğurmuştur. Kilise’ye vergi yoluyla gelir aktarılması, kişilerin günahlarının affedildiğine dair belgelerin (endüljans) para ile satılması gibi, kilisenin bir tür “din ticareti” yapmaya başlaması, reformu başlatan en temel etken olmuştur. Bu bakımdan endüljans konusunu ayrı bir başlık altında ele almayı konumuzun akışı açısından gerekli bulduk. Nitekim Martin Luther’in endüljanslara karşı yazdığı daha önce de açıkladığımız 95 maddelik manifesto reformun ilk adımı niteliğini taşımaktadır.

Endüljans ve Reforma Etkisi

İlahi olan ya da olmayan bütün dinleri incelediğimiz zaman hepsinin inananlarına uymaları gereken bir takım dini ve ahlaki kural ve sorumluluklar yüklediklerini ve bunlara itaat etmelerini istediğini görmekteyiz. Yine bütün dinler, insanların, bütün yaptırımların rağmen bu tür kuralları zaman zaman aşarak hata, günah ve suç işleyebileceklerini de dikkate almaktadırlar. Dinler bu tür suç ve günahların ortadan kaldırılması ve insanların suçluluk ve günahkarlık duygusundan kurtulmaları için bir pişmanlık süreci tesis etmiştir. Bu süreç içerisinde günahkar insan yaptığı kötülüğün farkına vararak bir daha yapmama kararı verdiğinde, bağlı olduğu dininin sunduğu bağışlanma fırsatına doğru yaklaşmış olmaktadır. Dinsel tanımıyla “tövbekarlık” olarak nitelenen bu uygulamanın sonunda, günahkar insan günahlarından aklanma imkanı elde ederek inandığı Tanrısı ile olan ilişkisini huzur içinde sürdürme hakkı kazanmaktadır. Bağışlanma süreci için Hıristiyanlık, günahkar kulu ile Tanrı’sı arasındaki pişmanlık ve Tanrı’nın rahmeti arasındaki ilişkinin kurulmasında bir aracılık kurumu tesis etmiştir. Kilise, papalık ve ruhban sınıfının aracılığını içeren bu uygulama, günahlardan bağışlanmak gibi insan bireyine has özel bir uygulamaya “yabancı” bir unsurun eklenmesi sonucunu doğurmuştur. Nitekim Hıristiyanlıkta, çok geçmeden bu aracı unsurlar günahkar insanın Tanrı’ya yönelik tövbekarlığını kolaylıkla istismar edip dinsel bir sömürü aracına dönüştürmekte gecikmemiştir. Esasen, Tanrı ile insanlar arasındaki ibadet, dua ve tövbe etme gibi iletişimlerin sağlanmasında en temel unsur olan kilise kurumunun bulunuyor olması dinsel istismar sorununun kaynağını teşkil etmiştir.

Hıristiyanlıkta var olan dinsel pişmanlık eyleminin istismarı sorunu Ortaçağ’da en üst seviyeye ulaşmıştır. Ortaçağ Roma Katolik Kilisesi, bu dönemde dinsel otoritesinin ve meşruiyetinin bulunmadığını da içeren çok önemli eleştirilerle karşı karşıya gelmiştir. Katolik Kilisesi’nin dinsel otoritesinin Hıristiyanlar içinde tartışılmaya başlamasının, kilisenin uyguladığı günah bağışlama süreci ile de yakın bir ilişkisi bulunmaktadır. Hıristiyanlık tarihinde endüljanslar olarak meşhur olan bu dinsel sömürü uygulamaları, 16. yüzyılda ortaya çıkan Protestan reformasyonunun da en önemli gerekçeleri arasında yer almaktadır. Hıristiyanlıkta inançlarının gereğinin aksine davranan günahkarlar, pişman olup tövbe etme, günahını itiraf etme ve bağışlanma sürecinin sonunda günahlarından kurtulma hakkına sahiptir. Hıristiyanlığın günahlardan aklanmaya ilişkin bu sürecin gerçekleşmesi için Tanrı ile günahkar insan arasında, bağışlanma işine aracılık etmesi gereken bir rahip yer almaktadır. Günahlarından dolayı pişmanlık duyup bu durumu bir rahibe itiraf eden günahkar, ancak bu rahibin nezaretinde günahlarından kurtulabilir. Tanrı ile günahkar kulu arasındaki bağışlanma eyleminde maddi getirisi olan bir ritüelin bulunması, Hıristiyanlığın günah bağışlama ibadetine ilişkin sömürü sisteminin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Endüljanslara konu olan Hıristiyan bağışlanma süreci üç aşamadan oluşmaktadır. Tövbekarlık olarak da nitelenen bu durum günahtan duyulan pişmanlık, günahın bir rahibe itiraf edilmesi ve bu bağışlanan günahın dünyevi karşılığının, tazminat ya da kefaretinin yerine getirilmesidir. Katolik konfesyon metinlerinde tövbekarlık eylemleri, yürekte pişmanlık, dilde itiraf, davranışta alçak gönüllülük ve verimli bir kefaret olarak bir bütünlük içinde sıralanmaktadır. Bağışlanan günahın dünyevi karşılığı olan “alçak gönüllülük” ve “verimli bir kefaret” kısmına ilişkin olan endüljans kelimesi, Latince anlamıyla “hayra eğilmek” (indulgere) veya “bağışlanma” (indulgentia) demektir.

Teolojik anlamda endüljans, Tanrı tarafından bağışlanan günahların manevi karşılığı ödenmiş olmakla birlikte, bu günahların geriye kalan dünyevi cezalarının kilisenin aracılığıyla ve kilise hukukuna göre bağışlanmasını ifade eden bir uygulamadır. Günah çıkartmada alınan kutsama günahları siler, ama günahın sebep olduğu tüm bozulmalara çare olmaz. Bunun için günahkârın, kefaretini ödemesi için dünyevi bir ceza çekmesi gerekmektedir. Rahip cezanın durumuna göre günahkâr kişiye bir bağış, bir hayır işi, insanlara yardım, isteyerek bazı şeylerden yoksun kalmak ve özveride bulunmak gibi yükümlülükler yükleyebilir.

Rahip tarafından kutsanarak günahının manevi cezası bağışlanmış olan günahkar, belirtilen dünyevî cezayı da çekerek günahının manevi cezasından da kurtulmuş olmaktadır. Bu nedenle Katolik Kilisesindeki endüljans doktrini ile uygulamasının tövbe ve itiraf sırrı ile sıkı sıkıya bağlı olduğunu dile getiren Katolik konfesyon metinleri, endüljansı şu şekilde tanımlamaktadır:

“İşlenen günahlardan dolayı günahlar silinmiş olsa da dünyada çekilecek cezanın kısmen ya da tamamen bağışlanması gerekmektedir. İmanlı kişi bu bağışlanmayı, belirli koşulları yerine getirmek suretiyle kilisenin aracılığıyla elde eder. Kilise, kurtarıcılığın dağıtıcısı yetkisiyle Mesih’in ve azizlerin kefaret hazinesini kullanır ve dağıtır.”

Hristiyanlık Ve Avrupa Siyasi Tarihinde Bir Dönüm Noktası: Martin Luther'in Hayatı 3

Nitekim günah işleyerek kilise cemaatinden ve ayinlerden maddi ya da manevi şekilde uzaklaşmış olan kişinin bağışlanıp yeniden eski durumuna gelebilmesi için, tövbekârlık sürecini ifade eden günah itirafı sakramentinin işletilmesi gerekmektedir. Önceki durumuna yeniden kavuşmak ve kutsal ayinlere tekrar katılmak isteyen günahkâr kişinin, dinsel mahkemeye günahlarını itiraf etmesi, günahını kabul etmesi ve dinsel otoriteden günahlarının bağışlanmasını istemesi gerekir. Bağışlanan günahın dünyevi cezasına karşılık, belirli bir ceza ve kefarete mecbur bırakılarak günahkârın huzura kavuşması sağlanır. Bir diğer tanımıyla endüljans, bu bağışlanan günahın dünyevi cezası için başvurulan imtiyaz olmaktadır. Teorik olarak bir endüljans, bağışlanan günahın göz önüne alınması suretiyle kilise tarafından bu günahın dünyevi cezasının tamamen ortadan kaldırılması ya da hafifletilmesidir. Uygulamada ise bu durum, günahkârın hem bu dünyada hem de
günahkâr ruhların arınma yeri olan arafta ilâhi adalet doğrultusunda cezalandırılacağı inancı ile kilisenin bu bağışlama sürecini, hem Mesih, hem Bakire Meryem ve hem de azizlerden elde edilen sınırsız erdemlere dayanarak bağışlama yetkileri olduğu inancına dayanmaktadır. Bu şekilde Katolik Kilisesi dualar, ibadetler ve hayırlı ameller karşılığında bu hazinenin sağladığı menfaatleri dağıtma konusunda hak ve yetkiye sahip olmuştur.

Reform dönemine kadar Katolik Kilisesi’nde görülen endüljans uygulamaları, genelde günahkar kişilerin günahlarının bağışlanmasına yönelik dinsel bir ritüel iken; sonraki dönemlerde endüljanslar, kilise ya da rahiplik teşkilatına maddi kazanç sağlayan bir gelir kaynağı haline dönüşmeye başlamıştır. Nitekim, Rönesans’ın estetik ve sanat akımından etkilenen ve imparatorluk saraylarına özenen Papa II. Julius (1443-1513), 1506 yılında, St. Peter kilisesinin inşasına başlamıştır. Kilisenin yapımını devam ettiren Papa X. Leo (1475-1521), gerekli olan mâli desteğin sağlanması amacıyla bir kez daha endüljans uygulamasına başvurmuştur. Rönesans döneminin ünlü sanatkârlarının yürüttüğü bu kilise inşasının giderlerinin yanı sıra papalık sarayının görkemli ve savurgan yaşamı, şölen, içki ve rüşvetleri de oldukça büyük bir bütçeyi gerektirmektedir. Ayrıca papa politik alanda da etkin olmak için parasal güce ihtiyaç duymaktadır. Örneğin, o dönemde yaklaşan Osmanlı tehdidine karşı bir haçlı direnişi oluşturmak ve Kutsal Roma Germen imparatoru olarak kendisine yakın bir prensin seçimini sağlamak gibi masraf gerektiren askeri ve siyasi planları için papa önemli bir maddî gelire ihtiyaç duymaktadır. Ayrıca papanın kişisel para sorunları da vardır. Avlanmak için yaptırdığı sarayı ve çevresindeki geniş topraklar papayı durmadan
borçlanmaya itmektedir.

Papalığın içinde bulunduğu bu mâli sıkıntıdan kurtulması ve papalık hazinesini artırması için en uygun aracın endüljanslar olduğu düşünülmüştür. Endüljansların papalığın maddi bir kazanç kaynağına dönüştürülmesi için günah bağışlama uygulaması üzerinde bazı değişikliklerin yapılması gerekmiştir. Önceden günah çıkarma işleminden sonra bir hayır işleme ya da tesbih çekme gibi cezalarla günahının dünyevi karşılığını çeken günahkâr endüljans uygulamasındaki değişikliklerle işlediği her günah karşılığında kiliseye belli miktar para ödeyerek günahının dünyevi karşılığından kurtulacaktır. Bu da kilise ve papalığın yukarıda sözünü ettiğimiz ihtiyaç ve giderlerini büyük ölçüde karşılayacaktır. Ancak bütün bunlar reformistlerin temel eleştiri noktası olacak ve Almanya’dan Cenevre’ye kadar uzanan bir reform hareketinin başlangıcını tetikleyici unsur olacaktır. Papalığın endüljans uygulamaları neredeyse Avrupa’nın tamamında bütün hızıyla devam ederken Katolik bir rahip olan Luther, o dönemde Katolik inancının ve papalılık uygulamalarına yönelik ciddi şüpheler duymaktadır. Katolik inancını Tanrı’ya iman ve karşılıksız bağışlanma yerine, insanlara dünyevi davranışları ve maddi bedeller karşılığında bağışlanma vaadinde bulunduğu için eleştirmektedir. Katolik manastırlarda yetişmiş bir rahip olarak Luther, kutsal metin bilgisiyle de Katolik Kilisesi’ne karşı yönelttiği eleştirilerine sağlam teolojik kanıtlar göstermiştir. Onun Katolik Kilisesi’ne aykırı olarak öne sürdüğü ilk düşüncesi, günahkâr Hıristiyanların iyi davranışları olmaksızın ve dinsel kuralları yerine getirmeksizin sadece Tanrı’ya olan imanlarıyla bağışlanıp cennete kavuşacakları inancıdır.

Luther çok daha öncesinden Katolik Kilisesi’nin Tanrı anlayışına, kurtuluşa ulaşma sürecinde imandan çok dünyevi davranışları öne çıkarmasına, ruhban sınıfının endüljans konusundaki suiistimallerine ve Katolik Kilisesi’nin genel uygulamalarına tepki göstermektedir. Kişinin imanına göre değil kişisel davranış ve maddi bedellere göre düzenlenen endüljans uygulamaları Luther’in papalığa yönelttiği eleştirilerin temelinde yer almaktadır. Nitekim Luther 1516 yılında yaptığı bir vaazla endüljansa ilk eleştirisini şu şekilde ortaya koymaktadır:

“Eğer endüljanslar, İsa- Mesih’in ve azizlerin lütfu ise saygı ile kabul edilir. Fakat uygulama olarak oldukça merhametsiz bir ihtiras faaliyetine dönüşmüştür. Onların vaazlarından bellidir ki, af tüccarlarının kesesine girecek olan paralar, ruhlar için kurtuluş dileyen insanlardan daha değerlidir…” şeklinde devam eden vaazında Luther papalığa karşı şiddetli bir eleştiri ortaya koymaktadır.

Luther bu vaazının üzerinden çok geçmeden hemen hemen aynı gerekçelere dayanan endüljans eleştirilerini halka ilan etmeye karar vermiştir. O dönemin geleneklerine göre, tartışma açmak isteyen kişiler düşüncelerini yazdıkları bir belgeyi herkesin görebileceği bir yere asardı. Luther de bu yöntemi uygulayarak Şehitler Bayramı gününde, 31 Ekim 1517’de halkın Wittenberg şatosu kilisesi önüne geleceğini düşünerek Latince kaleme aldığı endüljans karşıtı tezlerini bu kilisenin kapısına asarak ilan etmiştir. Asıl başlığı “Endüljanslara Eleştiri ve Doksan Beş Tez” veya “Endüljansların Gücü ve Etkisi Üzerine Tartışma” başlığını taşıyan bu metinde Luther endüljans uygulamalarına yönelik tepkilerini bu kez yazılı bir şekilde dile getirmiştir.

Endüljans eleştirisi mahiyetiyle halka duyurulan bu manifesto, Luther’in içinde bulunan reformist duyguların ilk kez dışa vurumu ve Lutheran reform sürecinin tarih sahnesine çıkışı anlamına gelmektedir. Bu manifesto, yerel bir vaaz ya da duyuru olmanın ötesinde, Hıristiyanlık dünyasının temel birçok dogmasını irdeleyen evrensel nitelikli bir eleştiri niteliğindedir. Luther’in öncelikle papalığın endüljans uygulamalarının kutsal metin kaynağından yoksun olduğu iddiası, zamanla papalığın ve Katolik Kilisesi’nin dahi kutsal metin temeline dayanmadığı ve dolayısıyla dinsel otoritelerinin söz konusu olmadığı inancına dönüşmüştür. Katolik Kilisesi tarafından sapkın görünen bu düşüncelerinden dolayı aforoz edilen Luther, çok geçmeden Katolik Kilisesi’ne karşı reformu başlatmıştır. Protestan teolojinin temelini oluşturan bu reform girişimi endüljans gibi gelenekleri değil dinsel kaynak olarak sadece kutsal metni geçerli tanımaktadır. Hatta reform, sadece imanla kurtuluşu ileri sürerek endüljansları da içerecek şekilde iyi davranışların gereksiz olduğunu, bunların Mesih’in erdemini küçümsediğini ileri sürmüştür. Endüljanslara karşı dile getirilen bu doktrin aslında Protestanlığın temelini oluşturmaktadır. Reformistler tarafından şiddetle eleştirilen Katolik Kilisesi, başta endüljans istismarları olmak üzere rahiplerin din dışı uygulamaları ve dinsel sömürüleri gibi bazı hatalarını gözden geçirmişler ve bu eleştirilerin kaynağını tartışmışlardır. Bunun sonunda Katolik konfesyon metinlerinde Katolik öğretisinde endüljansların teolojik anlamı korunmakla birlikte uygulama sürecinde bazı yanlışların yapıldığı kabul edilmektedir. Günah karşılığında yapılan bağışlama uygulamasının manevi cezayı bağışlamakla birlikte dünyevi cezanın bağışlanmadan kaldığını, kilisenin de bağışlanmayan dünyevi ceza karşılığı günahkârın üzerine bazı dinsel ödev ve uygulamalar yüklediği klasik doktrin
tekrar sağlanmıştır. Öte yandan endüljans uygulamasının Ortaçağ’da yanlış anlaşılmaktan kaynaklanan bir istismar aracı olduğu ve maddi bedeller karşılığında yanlış bir şekilde günahların bağışlandığı vurgulanmaktadır.

Hristiyanlık Ve Avrupa Siyasi Tarihinde Bir Dönüm Noktası: Martin Luther'in Hayatı 4

1967 yılında Papa VI. Paul endüljans doktrinini gözden geçirerek uygulamaya ilişkin bazı düzenlemeleri değiştirmiştir. Endüljansın kilisenin yardımı ile günahkâr olan insanların günahlarının dünyevi cezalarından arınmaları olarak tanımlanmakta ve günahkarı kendi davranışları ile günahından kurtaran sadece bir bağışlanma süreci olduğu ifade edilmektedir. Ayrıca, araftaki ruhların bu dünyadaki dua ve yalvarmalar ile bağışlanabileceği dile getirilmektedir. Böylece, Ortaçağ’da olduğu gibi parasal bir bedel karşılığında insanları kendi günahlarını ya da araftaki ruhların kurtuluşunun papalık tarafından temin edilmesi düşüncesi reddedilmiş bunu yerine hayırlı davranışlar, ibadetler ve ölmüş yakınlar için bağışlanma duaları konulmuştur.

Sonuç olarak Katolik Kilisesi zaman içinde endüljans uygulamaları konusundaki bazı teolojik yanlış anlamaların ortaya çıktığını kabul ederek endüljansların kiliseye maddi kaynak sağlayan yapısını değiştirmiş olsa da bu uygulama, Katolik Hıristiyanlığının bölünmesine neden olan reformun başlatıcı unsuru olmuştur. Bütün bunlar Katolik birliğin parçalanması ve en güçlü Hıristiyan mezheplerinden olan Protestanlığın kurulmasına yol açmıştır. Bununla birlikte, Protestan reformu sürecinde etkisini azaltan ve zamanla ortadan kalkan maddi bedelli endüljans uygulaması, Hıristiyanlık tarihindeki en kötü dinsel sömürü olarak anılmaya devam etmektedir. Hıristiyanlık, endüljanslar konusunda Ortaçağ uygulaması formundan uzak durmaya çalışsa da günah bağışlama ritüelindeki kilisenin aracılığının devam etmesi istismara açık bir sakrament olarak karşımıza çıkmaya devam etmektedir.

Yararlanılan Kaynaklar

Hatice Gözübek, Martin Luther Ve John Calvin’in Teolojik Görüşlerinin Mukayesesi

Hakan Olgun, Katolik Kilisesi’nin Endüljans Uygulaması ve Protestan Reformuna Etkisi

Ömer Faruk Harman, “Endüljans” maddesi, TDV İslam Ansiklopedisi

Peter F. Wiener, Hitlerin Manevi Atası Martin Luther

Hakan Olgun, Luther Ve Reformu

Eıno Sormunen, Martin Luther Kutsal İnanç Adamı

 

*Bu çalışmanın tüm hakları, Hatice Gözübek’e aittir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün